Here I am, after 1 full month! Besides being unbelievably, incredibly and crazily busy during and after fashion week, I needed to digest all I’ve saw to be able to share with you. When I think about what I went through, I remember my ups and downs (mostly caused by exhaustion) For one moment I felt like I belong to that spot with all my heart but then I also felt really disconnected and distant to what I’m doing. But now I think, otherwise would be impossible. For 1,5 month you experience an artificial world. Sometimes it’s entertaining and sometimes its annoying. When you think about it, it’s a lot to take… There are some things happening around you like they’re just too good to be true, but you also have to stay realistic and grounded to do your job at the same time. On fashion weeks there are a few types of people, and if you’re “the working type” there are not many things to enjoy as you may assume. But I understand that it’s mostly because of my own character that I’m very concentrated on work, I don’t want to stop and enjoy. It’s not that there is not anything to enjoy. When I’m dedicated to something, I don’t want anything to interrupt me and I became very self-concious watching people having their moments. Having fun is becoming the last thing on my mind, and doing something except work makes me feel guilty (hi I’m a potencial workaholic). I mean I don’t even have one single picture to share with you from Milan or Paris! I hope I can balance these feelings but I know that it’s just me. I experience life with a very self-concious point of view, like I’m not there at that moment, just observing from a distance… Right now I’m just hoping these feelings can start an itch and make me create something rather than work. I’m observing life but I also need an inspiration. Now, the hardest time has finished and my life’s getting back to normal. I’m starting to be able to look at magazines and clothes, yay! The picture below is like a message to me, that’s why I think it’d be perfect fit to this post. I’ve found this mug while I’m wandering in Paris and my first reaction was “what am I doing there?!” All the people who sees it thinks that I’ve get myself drawn on the mug but I guess someone, somewhere is trying to tell me that I belong to the spot where I am…
Tam 1 ay sonra yeniden geldim bloguma! Moda haftaları sürecince ve sonrasında, inanılmaz derecede meşgul olmamım yanı sıra, sizinle bir şeyler paylaşabilmek için yaşadıklarımı bir süre sindirmem gerekti galiba. Yaşadığım 1,5 ayı düşündüğümde genellikle iniş ve çıkış dolu hislerim geliyor aklıma (çoğunlukla da yorgunluğun sebep olduğu) Bir anlığına tüm benliğimle bulunduğum yere ait olduğum hissini bazen de oldukça kopuk ve uzak hissettiğim anlar alıyor. Ama düşününce de başka türlü olması imkansız gibi geliyor. Bütün bu zaman boyunca resmen gerçek olmayan bir dünyada yaşıyorsunuz. Bazen çok eğlenceli bazen ise sinir bozucu, aslında adapte olması baya zor. Kimi zaman gerçek olamayacak kadar güzel şeyler görüp işinizi doğru yapabilmek için gerçekçi olmanız gerekiyor. Yaratılan sahteliğin içinde ya boğulacaksınız ya da mantığınızla hareket edip tadını çıkarıp gerektiği yerde uzaklaşacaksınız. Moda haftalarında gördüğüm kadarıyla etrafta zaten bir kaç tip insan oluyor, eğer siz “çalışan tip” iseniz gözüktüğü kadar eğlenceli olmuyor her şey. Aslında bu daha çok benim karakterim ile de ilgili, bir işe koyulduğumda her hangi bir şeyin beni rahatsız etmesinden hoşlanmıyorum. Eğlenmeyi bir ihtiyaçtan çok zaman kaybı olarak görüyor ve yapmam gerektiğinde ise o anda yaşamıyorum resmen, uzaktan izliyor gibiyim. Hatta kendimi suçlu hissettiğimi bile söyleyebilirim (merhaba ben potansiyel bir işkoliğim) Tabii ki güzel zaman geçirebileceğiniz anlar yok diyemem ama size şunu söyleyeyim davulun sesi uzaktan hoş gelir. Bütün bu gelgitli hissiyatların bende bıraktığı izler için tek umudum birleşip bende yaratıcı işler yapmam için geri dönüş sağlamaları. İnsanların moda haftalarında biraz fazla şuursuz kaldığını düşündüğüm için bu gözlemlerimi ilham verici bir takım şeylerin beslemesini bekliyorum. Hayatım yavaş yavaş normal düzenine dönerken ben de dergilere ve kıyafetlere yeniden bakabilir hale geliyorum. Aşağıda göreceğiniz fotoğraf ise sanki bana verilen bir cevap gibi olduğu için en güzel özeti o yapar diye düşündüm. Kendisini Paris’te gezerken buldum ve verdiğim ilk tepki “ben orada ne yapıyorum?!” oldu. Gören herkes kendimi bir bardağa çizdirdiğimi düşünüyor ama sanırım birileri bir yerlerde bana olduğum yere ait olduğumu söylemek istiyor.

You May Also Like